16 Aralık 2017, Cumartesi
5 bin 288 holding çalışanı Kamu'ya geçirilmiş
Medyadan
13 Haziran 2017
13-06-2017 17:49:17
FETÖ/PDY'nin devlet kadrolarına sızma çalışmaları kapsamında sistematik olarak holding personellerinin kamuya geçtikleri, bu kapsamda 5 bin 288 kişinin tespit edildiği vurgulanan gerekçede, holding personellerinin örgüt elemanı mantığı ile kredi çekerek Asya Katılım Bankası'na para yatırdığı, bu kapsamda da 4 bin 38 kişinin tespit edildiği aktarıldı.


Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) bünyesinde faaliyet gösterdiği iddiasıyla Kaynak Holding'e ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında holdingin eski yönetici ve ortaklarına yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 40 şüpheliden 39'unun tutuklamaya sevk gerekçesi ortaya çıktı.

Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü, Kaçakçılık ve Mali Suçlar Soruşturma Bürosu'nca yürütülen soruşturma kapsamında, Kaynak Holding'e bağlı 19 şirket, 1 vakıf ve 1 derneğin eski yöneticileri ve ortaklarının da aralarında bulunduğu şüphelilere yönelik operasyonda gözaltına alınan 40 şüpheliden 39'unun tutuklama istemiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğe sevk edilmesinin gerekçesi belli oldu.

Savcılığın tutuklama talebinde, Kaynak Holding ve bağlı şirketlerin ticari kuruluş dışında faaliyet yürüttüğü belirtilerek, şunlar kaydedildi:

"Kaynak Holding, örgütün yurt dışı ve yurt içi faaliyetlerini finanse etmek üzere kurulmuş bir şirketler topluluğudur. Örgüt yöneticileri ekonomik kaynakları burada toplayıp el altında bulundurarak diledikleri zaman kullanmışlardır. Özellikle eğitim, yayıncılık, kargo ve bilişim başta olmak üzere birçok sektörde faaliyet gösteren Kaynak Holding'in bu örgütün en büyük finansal trafiğinin olduğu, en önemli kolunu oluşturduğu, yapılan soruşturmada elde edilen bilgiler derlendiğinde örgütün oluşturmuş olduğu paralel devlet yapılanmasında Maliye Bakanlığı ve Ekonomi Bakanlığı'nın merkezi olarak iş ve işlemlerini yürüttüğü görülmektedir."

Holding ve bağlı şirketlerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün amaç ve hedefleri doğrultusunda hareket ettiği vurgulanan gerekçede, "Fetullah Gülen'in müminlerin zengin olmalarını şart olarak görmekte olduğu, ancak şahısların tek tek çok zengin olmalarından ziyade büyük sermayeli, ancak çok ortaklı şirketlerin kuruluşu şeklinde bu görüşünü uygulamaya koyduğu" bilgisine yer verildi.

Savcılığın gerekçesinde, FETÖ/PDY terör örgütü liderinin sözde sohbetleri aracılığıyla aktardığı mesajların alt kadrolara atılmasının doğrudan holding tarafından belirlendiği vurgulanarak, örgüt hiyerarşik yapılanmasında bulunan mütevelli heyetlerinin de holding tarafından belirlendiği kaydedildi.

Örgütün 17/25 Aralık darbe girişiminden sonraki stratejisi holdingde planlanmış

Örgütün faaliyet yürüttüğü her alanın Kaynak Holding ve bağlı şirketlerince takibinin sağlandığı belirtilen gerekçede, "17/25 Aralık darbe girişiminden sonra örgütün takip edeceği stratejilerin yine bu şirketlerde planlamasının yapıldığı, örgütten kopmaların önüne geçebilmek için örgüte bağlı şirketlerde çalışanlara baskılar yapıldığı anlaşılmıştır." denildi.

Gerekçede, örgüte kazandırılan her elemanın tüm yaşantısının planlanmaya çalışıldığı, evlenecekleri kişilerin örgüt içerisinde olması için çaba sarf edildiği, çocukların isimlerinin dahi FETÖ elebaşınca belirlendiği ifade edilerek, holding aracılığıyla kamu kurum ve kuruluşlarının özel olarak takip edildiği, ticari faaliyet izlenimi altında buralardaki teknik alt yapıların alınarak örgüte istihbari bilgiler elde edildiği vurgulandı.

Örgütün en büyük propaganda ve finans kaynağı olan gazete ve dergilerine aboneler yapılmaya çalışıldığı, böylelikle örgütün ulaşmak istediği kitlenin artmasının sağlandığı aktarılan gerekçede, dini duyguların suistimal edilerek kurban, bağış ve himmetler toplanarak örgütün temel amacı olan devleti ele geçirmek için finans sağlandığı kaydedildi.

Gerekçede, şüphelilerce örgüt lideri Gülen'in dini olarak yüceltilmeye, manevi şahsiyet kazandırılmaya çalışıldığı, tüm söylem ve konuşmaları ile vermiş olduğu mesajların alt kadrolara aktarıldığı kaydedilerek, FETÖ/PDY'ye bağlı yurt dışında faaliyet gösteren okul ve sözde vakıfların holding ve bağlı şirketlerce bağış adı altında finanse edildiği anlatıldı.

KAMUYA GEÇEN 5 BİN 288 KİŞİ TESPİT EDİLDİ

FETÖ/PDY'nin devlet kadrolarına sızma çalışmaları kapsamında sistematik olarak holding personellerinin kamuya geçtikleri, bu kapsamda 5 bin 288 kişinin tespit edildiği vurgulanan gerekçede, holding personellerinin örgüt elemanı mantığı ile kredi çekerek Asya Katılım Bankası'na para yatırdığı, bu kapsamda da 4 bin 38 kişinin tespit edildiği aktarıldı.

Savcılığın gerekçesinde, örgüt üyelerince 17/25 Aralık, dersanelerin kapatılması ve Gezi Olayları benzeri faaliyetlerin kamuoyu algısı yapılmak için kullanıldığı belirtilerek, Kaynak Holding'le ilgili yürütülen çalışmalarda ortaklarına kar dağıtımının çok az yapıldığı, elde edilen karın dağıtılmak yerine dernek, vakıf gibi hayır kurumlarına bağış olarak aktarıldığı, yurt dışındaki FETÖ okulları ve kuruluşlarına gönderildiği kaydedildi.

FETÖ'nin Pensilvanya'daki çiftliğinin arazisi Katırcıoğlu'ndan

Holdingin yetkili isimlerinden olan Mustafa Talat Katırcıoğlu'nun öncülüğünde 100 bin lira sermaye ile Aksan Ak Sanayi ve Ticaret AŞ unvanıyla kurulan şirket tarafından, FETÖ/PDY elebaşısının ABD Pensilvanya'da bulunan ikametinin bulunduğu arazinin 2006 yılında 4 milyon 65 bin Amerikan dolarına satın alındığı kaydedilen gerekçede, bu arazinin 17 Aralık 2015 tarihinde Golden Generation Worship and Retreat Center INC vakfına bedelsiz olarak bağışlandığı vurgulandı.

Gerekçede, Kaynak Holding ve bağlı şirketlerin olağan ticari faaliyetlerini yürütürken, kurmuş oldukları sistem ile örgüte bağlı tüm şirketlerinin para trafiğinin kesişim noktasında bulunduğu belirtilerek, şunlar kaydedildi:

"Bu sayede örgüt adına sisteme sokulması planlanan paraların FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün kontrolünde olan ülke içerisindeki ve yurt dışındaki vakıf, dernekler ve eğitim kurumları üzerinden finansının sağlandığı, görünen ticari faaliyetleri dışında örgütün finansmanı kapsamında faaliyetlerde bulundukları, şirket içinde kayıt dışı burs, kurban, bilet, zekat, fitre adı altında düzenli para toplandığı, şirket çalışanlarının rehberlik adı verilen yapılanma adı altında kurum kültürü anlayışı ile örgütsel olarak yetiştirildikleri, şirketlerin genel yönetimleri bizzat örgüt elebaşının talimatları, kitaplarında ve dergileri ile internet üzerinden yayınlanan mesajlarıyla sürekli motive edildikleri, bu anlayış ile birinci hedefin örgütün toplumda görünen kamuflaj yapılanması olan hizmet hareketi adı altında sözde dinsel bir yapılanma ile faaliyet yürüttükleri, tüm talimatların doğrudan örgüt elebaşısından geldiği, şirket içerisinde örgüt kriptolu programlarının kullanıldığı, örgütün kendisini sadece insanlığa ve dine hizmet eden bir yapı gibi gösterme çabasında olduğu, ancak örgütün yapılan bu soruşturmalarla açığa çıkarılan yapısında terör örgütlerinde olduğu gibi hücre yapılanmalarının olduğu anlaşılmıştır."

Gerekçede, İslami gerçekliğinden uzak olarak örgüt içerisinde eleman kazandırılan hücre evlerinden sorumlu olanlarla, kamu kurumunda bulunan örgüt mensuplarından sorumlu olan örgüt yöneticilerinin kod adı kullanmaları göz önünde bulunduğunda, örgütün kendini gizleme politikasının olduğu vurgulanarak, 15 Temmuz'da gerçekleştirilmeye çalışılan darbe girişimi ile birlikte örgütün tüm amacının Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni tüm organlarıyla ele geçirmek olduğunun anlaşıldığı aktarıldı.

Kaynak Holding ve bağlı şirketlerde tüm iş ve işlemlerin örgütsel olarak planlandığı savunulan gerekçede, örgüt liderinin tüm söylemlerinin hassasiyetle takip edilerek tüm çalışanlar üzerinde baskı kurularak aidiyet duygularının geliştirilmeye çalışıldığı dile getirildi.

Savcılığın gerekçesinde, bu kapsamda sevk edilen şüphelilerin tutuklanması talep edildi.
Düşük
 
Yüksek Toplam 0 oy
Henüz yorum yazılmadı!
Diğer Haberler


Şimdi Google'da Beğen, Arama Sonuçlarında En İyi Sonuçları Daha Kolay Bul!