11 Aralık 2017, Pazartesi
Öğretmen başına düşen öğrenci sayısı 17
Eğitim
27 Kasım 2017
27-11-2017 00:09:35
Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, "Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde halkın oyunu alabilmek için dilimiz Yunus'un dili, gönlümüz Mevlana'nın gönlü gibi olması lazım." dedi.


Başbakan Yardımcısı Fikri Işık, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, AK Parti Antalya Kepez ilçe Teşkilatının Turgut Özal Spor Salonu'nda düzenlenen 4. Olağan İlçe Kongresi'ne katıldı.

Milli Eğitim Bakanı Yılmaz, kongrede yaptığı konuşmada, 2002 seçimlerinde yüzde 34, daha sonra ise yüzde 47 ve yüzde 49 oyla ülkeyi yönettiklerini, bundan sonra ülkeyi yönetmek için bu rakamların yeterli olmayacağını söyledi.

Artık yüzde 50 oy almak gerektiğini, bunun da her iki kişiden birisinin oyunu almak demek olduğunu belirten Yılmaz, bu nedenle çok çalışmaları, kırgınlıkları ve küskünlükleri unutmaları gerektiğini ifade etti.

Yılmaz, birlik olunması halinde 21'inci yüzyılın Türkiye'nin yüz yılı olacağını, Türkiye'nin sadece 80 milyona hitap etmediğini, aynı zamanda dünyadaki mazlumların da sesi olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiyle birlikte daha demokratik bir sisteme geçileceğine işaret eden Yılmaz, şöyle devam etti:

"Bu ülkeyi yüzde 34'le yönetmek mi daha demokratik, yoksa yüzde 50 ile mi daha demokratik? Hangisi milli iradeye, demokrasiye daha uygun? Milletten ne kadar çok oy alırsan, o millete ve demokrasiye daha çok uygun. Dolayısıyla bu sistem demokrasiye daha çok uygun. Eğer hükümeti parlamento kurarsa adı parlamenter hükümet, ama millet kurarsa bunun adı millet hükümeti olur. Sabah gidip oy vereceksiniz, akşam evinize gittiğinizde hükümeti kimin kurduğunu bileceksiniz. Niçin? Çünkü bunu millet kurdu. Milletin yaptığına kusur bulunur mu? Dolayısıyla millet ne karar verirse 'Başımız gözümüz üstüne' diyeceğiz. Millet hükümeti hayırlı uğurlu olsun. Bakın 2002'de iktidara geldik ama bu yıla kadar biz bu Anayasa değişikliğini halkın önüne getiremedik. Niçin? Gücümüz yetmedi. Ancak MHP ile ortak bir çalışmayla milletin önüne getirebildik ve milletimiz de kabul etti. Dolayısıyla bundan sonra da cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde halkın oyunu alabilmek için dilimiz Yunus'un dili, gönlümüz Mevlana'nın gönlü gibi olması lazım."

- "Hizmet götürürken ayrı gayrı bakmadık"

Bakan Yılmaz, AK Parti'nin her kesime eşit hizmet verdiğini, Hakkari, Şırnak ve Iğdır'da tek milletvekilleri dahi yokken oralara havalimanı yaptıklarını hatırlattı.

Yılmaz, şu ifadeleri kullandı:

"Hizmet götürürken 80 milyonu kardeş bildik, hiç ayrı gayrı bakmadık, İnşallah bundan sonra 80 milyona hizmet edeceğiz. Eğitime önem verirseniz her şeye önem vermişsiniz demektir. Ancak eğitimi ihmal ederseniz her şeyi ihmal etmişsiniz demektir. Bütçemizin en çok payını eğitime ayırdık. 1980'li yıllarda milli gelirden eğitime yüzde 2,1 ayrılıyordu. 1990'lı yıllarda yüzde 2,4 ayrılıyordu. Biz geldiğimiz de 2,8 ayrılıyordu. Şimdi 5,8'den fazla ayırıyoruz. Biz 2,1 ayırırken Almanya 5,8 ayırıyordu. Almanya'nın 4'te birini ayırıyorlardı. Ne yaptınız bu kaynaklarla? Eğitime ayırdığımız bütçe 2002'de 11 milyar liraydı ve bütçenin yüzde 10'nuna tekabül ediyordu. Önümüzdeki yıl ne kadar? 134 milyar lira. Bütçenin yüzde 18'ine tekabül ediyor." dedi.

Bugüne kadar 300 bine yakın derslik yaptıklarını, derslik başına düşen öğrenci sayısını 36'dan 24'e, öğretmen başına düşen öğrenci sayısını ise 28'den 17'ye düşürdüklerini vurgulayan Yılmaz, bu durumdan öğrencilerin yüzde 99'unun memnun olduğunu bildirdi.

Bakan Yılmaz, Türkiye'nin milli gelirinde artış olduğuna değinerek, şunları kaydetti:

"Türkiye çok daha iyi bir yere gidiyor. 2002 yılında İsveç'in milli geliri 301 milyar dolardı, şimdi ise 660 milyar dolar. İsviçre'nin 264 milyar dolardı, şimdi 511 milyar dolar. Hollanda'nın 467 milyar dolardı, şimdi 761 milyar dolar. Türkiye'nin ne kadardı? 202 yılında 236 milyar dolardı, şimdi ise 863 milyar dolar.15 yılda onlar da çalıştı biz de çalıştık. Onlar da üretti biz de ürettik. Milli gelirde onların gerisindeyken şimdi 2 katı ilerisine geçtik. Altın bulmadık, petrol bulmadık, doğalgaz bulmadık. O halde bizi diğer ülkelerin önüne geçiren nedir? Beşeri sermayemizdir. İnsanımızın yeteneği, kapasitesidir. İnsanı nitelikli yapan da nedir? Eğitimdir. Nüfusunuz eğitim varsa güçtür, eğer eğitim yoksa yüktür."
Düşük
 
Yüksek Toplam 0 oy
Henüz yorum yazılmadı!
Diğer Haberler


Şimdi Google'da Beğen, Arama Sonuçlarında En İyi Sonuçları Daha Kolay Bul!